Bu çalışmanın asıl amacı; çağdaş Türk edebiyatı ve Türk-Alman göç yazınının önemli temsilcilerinden Yüksel Pazarkaya’nın edebî düşüncesini dil, kimlik ve kültürlerarasılık kavramları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, İnci Pazarkaya editörlüğünde yayımlanan "Dilin Çağrısı: Yüksel Pazarkaya’ya 50. Sanat Yılında Armağan" adlı eser oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi deseni benimsenmiş; veriler metin merkezli derinlemesine okuma ve hermenötik analiz yaklaşımı doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bulgular, Pazarkaya’nın dili yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, kültürel belleğin taşıyıcısı, aidiyet duygusunun kurucu unsuru ve kimlik inşasının temel bileşeni olarak ele aldığını göstermektedir. Yapılan değerlendirmeler, Pazarkaya’nın dili yalnızca anlamsal değil, aynı zamanda görsel ve biçimsel bir estetik alan olarak kurguladığını göstermektedir. Sonuç olarak Pazarkaya’nın edebî düşüncesinin, dil, kimlik ve kültürlerarasılık arasındaki çok katmanlı ilişkiyi anlamada önemli katkılar sunduğu belirlenmiştir. Gelecekte yapılacak çalışmaların, Pazarkaya’nın eserlerini karşılaştırmalı edebiyat, çeviribilim ve kültürlerarası iletişim perspektiflerinden incelemesinin alana yeni açılımlar kazandıracağı düşünülmektedir.
The main purpose of the study is to examine the literary thought of Yüksel Pazarkaya, one of the prominent representatives of contemporary Turkish literature and Turkish-German migration writing, within the framework of the concepts of language, identity, and interculturality. The sample of the research consists of the work titled Dilin Çağrısı: Yüksel Pazarkaya’ya 50. Sanat Yılında Armağan, edited by İnci Pazarkaya. The study adopts a qualitative research design, specifically document analysis, and the data are evaluated through close textual reading and a hermeneutic analytical approach. The findings indicate that Pazarkaya regards language not merely as a means of communication, but as a fundamental component of cultural memory, a constitutive element of belonging, and a key factor in identity construction. The analysis conducted within the study demonstrates that Pazarkaya constructs language not only as a semantic system but also as a visual and formal aesthetic field. Consequently, it is concluded that Pazarkaya’s literary thought offers significant contributions to understanding the multilayered relationship between language, identity, and interculturality. It is further suggested that future studies should examine Pazarkaya’s works from the perspectives of comparative literature, translation studies, and intercultural communication, which would provide new academic insights into the field.