Yüksel Pazarkaya, göçmen yazarlar arasında kendini kabul ettirmeyi çok erken başarmış bir yazardır. Göç etmenlerinden zamanlama ve kapsam olarak etkilenmeyen yazar iki toplum arasında etkileşime katkı sunmuştur. Türk kültürünün de doğru ve yakından tanınması için çalışmalarda bulunan Pazarkaya, farklı türlerde edebi eser vermekten de geri kalmamıştır.
Bu çalışmada, Yüksel Pazarkaya’nın eseri ele alınmıştır. Eserinde yer alan kadın karakterlerin aşk ilişkilerindeki edilgen konumdan sıyrılarak nasıl aktif bir özne haline geldikleri incelenmiştir. Dönemin şartları gereğince ataerkil bir yaklaşımın hakimiyetinde kadınların ev içlerinde kaldığı bir yaşam düzeninde kadınların fikirlerini beyan etmeleri alışılmışın dışındadır. Çalışmamızda aşk, cinsiyetler arasında engelleri ortadan kaldıran birleştirici ve bütünleştirici bir duygu olarak karşımıza çıkmaktadır. Eklektik yöntemle incelenen eserde yazarın geçmişi sebebiyle Türk toplumunda ve göç sürecinde kadının yeri ve önemine, aşkın rolüne ve aşkı ifade etmede genel anlayışta arzu nesnesi olarak edilginleştirilen kadının aktif bir kimliğe bürünmesine dikkat çekilmiştir. Kısa hikayelerden oluşan eserde kadının duygularını ifade etme biçimi, aşkta ilk adım ve girişkenlik, kadını karar alma noktasında etkileyen unsurlar, aşkın pozitif yönü değinilen diğer konulardır.
Yüksel Pazarkaya is a writer who established himself amongst immigrant writers at a very early stage. Unaffected by the timing and scope of migration, he has contributed to the interaction between the two societies. Pazarkaya, who has worked to ensure that Turkish culture is accurately and intimately understood, has also produced literary works across various genres.
This study examines Yüksel Pazarkaya’s work Aşktır İlaçtır. It explores how the female characters in the work break free from their passive roles in romantic relationships to become active agents. Given the conditions of the era, in which a patriarchal approach prevailed, and women were confined to domestic life, it was unusual for women to express their opinions. In our study, love emerges as a unifying and integrating emotion that breaks down barriers between the sexes. Analysed using an eclectic method, the work draws attention, due to the author’s background, to the place and importance of women in Turkish society and during the migration process, the role of love, and the transformation of women, who are typically rendered passive as objects of desire in the general understanding of love, into active agents. In this collection of short stories, other topics addressed include the way in which women express their emotions, the first step and initiative in love, the factors influencing women at the point of decision-making, and the positive aspects of love.